Sulukule (Neslişah ve Hatice Sultan Mahalleleri) için süreci yeniden başlatmak için geç değil tam zamanı !... Sulukule Onaylı Avan Projesi Haziran ayında revizyon aşamasına girdi. Projenin revizyon aşamasına girmiş olması tüm taraflar için değerlendirilmesi gereken ve uzlaşma sürecini yeniden başlatabilecek bir fırsat !... Bu revizyon kararı bir uzlaşma sonucu değil; yeni tescilli yapıların kabulu ile gerçekleşti. Ocak 2008’de yenileme alanları kültür ve tabiat varlıklarını koruma bölge kuruluna ve 4 nolu kültür ve tabiat varlıklarını koruma bölge kuruluna tescil önerisi yapıldı. Önerilen 85 yapıdan 25’i 4 Nolu kurul tarafından tescile uygun görülürken, nihai kararı veren yenileme alanları bölge kurulunca 9 tanesinin tescili gerçekleşti. Bu da onaylı avan projede revizyon ve değişiklik yapılmasını gerekli kıldı. |
|
Sultanahmet inisiyatifi olarak arkeolog arkadaşlarımızın bu haklı eylemlerini destekliyoruz. | Arkeologlar, Arkadaşlarının İşten Atılmasını Protesto Etti | | Yenikapı'daki Metro Projesi Çalışmasında Kurtarma Kazısı Gerçekleştiren Arkeolog ve Sanat Tarihçileri, Üç Arkadaşının İşten Atılmasını Protesto Etti. Arkeologların, Maaşlarını Alamadıkları İçin Geçtiğimiz Ay Düzenlenen İş Bırakma Eylemine Katıldıkları Gerekçesiyle İşten Atıldıkları Savunuldu. |
Yenikapı'daki metro projesi çalışmasında kurtarma kazısı gerçekleştiren arkeolog ve sanat tarihçileri, üç arkadaşının işten atılmasını protesto etti. Arkeologların, maaşlarını alamadıkları için geçtiğimiz ay düzenlenen iş bırakma eylemine katıldıkları gerekçesiyle işten atıldıkları savunuldu.
Yenikapı'daki Marmaray ve Metro projeleri nedeniyle İstanbul Arkeoloji Müzelerinin başkanlığında yürütülen kurtarma kazılarını sürdüren arkeolog, restoratör ve sanat tarihçileri, 04 Eylül 2008'te iki serbest arkeolog ve bir sanat tarihçisi arkadaşlarının işten atılmalarını protesto etti. Kazı çalışmalarında görev alan bir grup arkeolog ve sanat tarihçisi, bugün arkadaşlarının tekrar işe alınmalarını talep ederek basın açıklaması yaptı. Arkeolog ve sanat tarihçileri adına açıklama yapan Hüseyin Yıldırım, kazıların bilimsel yürütücüsü olan İstanbul Arkeoloji Müzelerinin kazı stratejisini belirlediğini hatırlatarak, " Uzmanların seçiminde ve sayısında tek yetkili İstanbul Arkeoloji Müzeleridir. Çalışanlar bilimsel sorumluluk olarak müzeye, özlük hakları bakımından taşeron firmalara bağımlıdırlar. Meslektaşlarımız müze ya da üniversite çalışanı olmadığından 'serbest arkeolog' olarak nitelendirilmektedir. Bu sıfatla çalışan bizler görev, yetki ve sorumluluk bakımından büyük bir karmaşa yaşamakta ve çoğu zaman taşeron firmayla karşı karşıya kalmaktayız" şeklinde konuştu.
Yenikapı Metro projesi kazısında çalışan arkeolog ve işçilerin iki ay boyunca maaşlarını alamadığı için 8-9 Ağustos'ta iş durduğunu hatırlatan Yıldırım, "Maaşların ödenmesiyle tekrar iş başı yapılmıştır. Bu yaşanılan olayların ardından da 4 Eylül 2008 günü iki serbest arkeolog ve bir sanat tarihçi arkadaş finansal sorunlar gerekçe gösterilerek işten atılmıştır. Bu işten çıkartmalar geçtiğimiz ay gerçekleştirilen iş durdurma eylemleriyle ilgilidir. İstanbul Arkeoloji müzeleri işten çıkartmalar karşısında sessiz kalmış ve sorun arkeologlarla taşeron şirketler arasındaki bir problemmiş gibi tavır takınmıştır. İşten çıkartmalar arazide çalışan arkadaşların kapasitesinin üzerinde çalışmalarına ve böylesi önemli bir arkeolojik kazı için yeterli bilimsel çalışmanın yürütülememesine neden olmaktadır" dedi.
Üç işçinin anayasal haklarını aradıkları için işten çıkartıldığında sözlerine ekleyen Hüseyin Yıldırım, arkadaşlarının işlerine geri alınmasını talep etti. Basın açıklamasının ardından arkeolog ve sanat tarihçileri işten çıkartmaları uzun süre alkışlarla protesto etti. |
Her alanda dini imanı kâr olanlara, yağmacılara dur diyen yok! Yaşar ANTER/BODRUM (Muğla), (DHA) SON dönemde aşırı yapılaşma ve doğa tahribatıyla gündeme gelen turizm merkezi Bodrum'da, Karyalılar'a ait dünyaca ünlü 3500 yıllık kaya mezarları ve odalarının üzerine yüzme havuzlu villa yapılıp satılması şaşkınlık yarattı. Villaları yapıp satan müteahhit İsa Şahinkaya, mezarların üzerinde sadece kendilerinin inşaat yapmadığını, herkesin yaptığını, arazinin tapulu malları olduğunu söyledi. Arkeologlar, tarihçiler ve çevreciler tarih talanına isyan etti. Bodrum Kaymakamı Abdullah Kalkan, olayla ilgili soruşturma başlattıklarını söyledi. Muğla'nın Bodrum İlçesi'ne bağlı Turgutreis Beldesi'nin Bahçelievler Mevkii'nde yer alan, Karya uygarlığına ait dünyaca ünlü 3500 yıllık dev kaya mezarları, mezar odaları ve tarihi eserlerin üzerine yüzme havuzlu villa yapılıp satılması ortalığı karıştırdı. Tarihçiler, arkeologlar ve çevreciler tarih talanına isyan ettirdi. Bodrum’da geçen cumartesi ‘Miken Uygarlığı ve Bodrum’daki İzleri’ isimli bir konferans veren Akdeniz Üniversitesi Tarih ve Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi arkeolog Prof. Dr. Fahri Işık, dün de tarih araştırmacısı Özay Kartal ile birlikte Bodrum ve yarımadasındaki Karya uygarlığına ait eserleri ve izleri inceleme gezisine çıktı. Turgutreis’te 2 yıl önce Bodrum Müzesi arkeologlarının tespitinden sonra, Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından tescili yapılan Karya uygarlığına ait mezar ve mezar odalarının üzerine ve bitişiğine yüzme havuzlu villa yapılarak satıldığını öğrenen Prof. Dr. Işık, şoke oldu. Mezar odalarının merdivenlerinin kırıcılarla tahrip edildiği, mezarların üzerine yüzme havuzu yapıldığı, kırılarak aralarından pis su boruları geçirildiği, ayrıca üzerine demir çakılarak telle çevrildiği ve duvar örüldüğünü aktaran Prof. Dr. Işık, tepki gösterdi. Turgutreis Belediyesi Fen İşleri ekipleri ise bugün sabah saatlerinde kaya mezarlarına kondurulan villalarda inceleme yaptı. Kaya mezarlarının etrafına yapılan, inşaat ruhsatı alınmış 6 villadan sadece birinin yüzme havuzunun kaçak olduğu tespit edildi, tutanak tutuldu. Villalara, kaya mezarlarının henüz tescilinin yapılmadığı 2002 yılında inşaat ruhsatı verildiği ortaya çıktı. |
|
İlçe olmaktan çıkartılan ve belediye olma özelliği elinden alınan Eminönü'ne Eminönü Belediyesi tarafından uluslararası sempozyum düzenleniyor; 1.Uluslararası Eminönü Sempozyumu Günümüz için Eminönü'nün kentsel imajı ve algılanması ticari ve turistik bir semt olması odaklıdır. Bu algı biçiminin tarihsel sürekliliğe sahip olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Tarihi boyunca Eminönü hep ticaretin kalbi olmuş ve bağrında yönetsel, dinsel, egiitsel, sanatsal, askeri, adli ve diğer kamusal mekânlar yer almıştır. Günümüzde halen, yerleşime kimlik kazandıran özellikler, bu hususlara odaklanmıştır. Bir dönemin Doğu Roma İmparatorluğu'nun idari merkezlerinin yer aldığı bölge, Osmanlı döneminde de imparatorluğun temel yönetim alanı olmuştur. Bu özelliğini, İstanbul ilinin vilayet merkezi (valilik) olarak günümüzde de korumaktadır.
Eminönü'nün günümüzde gözden kaçan ve giderek arka plana düşen bir diğer özelliği de diğer semtler gibi bir ikamet alanı oluşudur.
Genel olarak merkezi iş alanı ve kamusal mekânlar Tarihi Yarımada'nın doğusunda ve kıyı güzergahı boyunca toplanmakla birlikte, bunların hemen ardındaki daha iç bölgelerde aile yaşantısının sürdürüldüğü görülmektedir.
Ancak günümüzde Eminönü ikamet alanı olma işlevini hızla kaybetmekte ve ticari-turistik bir kent parçası haline dönüşmektedir.
Eminönü'nün gece ve gündüz nüfusu arasında inanılmaz büyüklükte bir uçurum vardır. Gündüz 3 milyon civarında olan Eminönü'nün yerleşik nüfusu ise sadece 55 bin kadardır. Günümüzde bölgeyi terk eden üst ve orta gelir grubu ailelerin boşalttığı mekânlar ya işyerlerine dönüştürülmekte ya pansiyon veya bekâr odası olarak kullanılmakta ya yeni yoksul göçmen ailelerce işgal edilmekte ya da boş kalarak metruk duruma düşmektedir.
Eminönü'nün kentsel dokusundaki bu dönüşüm, önceki dönemlerinde hiç görülmeyen düzeydedir. Kent, yerleşim ve yaşam alanı olma özelliğini yitirmektedir.
Bu negatif kentsel değişim ciddi önemde bir sosyolojik sorundur bu sorun zamanla daha da önemli hale gelecektir. Bu husus, belediyecilik hizmetlerinin gerçekleştirilmesi açısından da ciddi sorunlara yol açmaktadır.
|
|
Sultanahmet İnisiyatifi'nin her şeyin yasal olmasına rağmen yürüttüğü mücadelede haklılığı ortaya çıktı. Mimarlar Odası’nın başlattığı yasal süreç sonunda, Danıştay kararında, bilirkişi raporunda neredeyse bizimle aynı gerekçeler sıralanıyor. Henüz her şey bitmedi bu daha yeni bir başlangıç.. Sultanahmet’te elde edilecek başarı İstanbul'un tarihi yarımadanın korunmasında önemli bir adım olacak... İstanbul'da yaşayan bizlerin ona sahip çıkmasından daha doğal bir şey olamaz… İmzalarınız için: http://sultanahmet.aktivistanbul.org/ |
|
Küçük bir grubun başlattığı girişim, "Platform Ortaköy Gazi Osman Paşa" adı altında sivil bir inisiyatife dönüşerek, yüzlerce mezun ve mezun olmayan destekçiye ulaşarak yeni bir kampanya başlatıyor. İmza kampanyasının amacı; “Bizim, semtine, tarihine ve kültürüne sahip çıkan duyarlı insanlar olarak çok istediğimiz bir şey var: Eğitim gördüğümüz yuvamızı, Gazi Osman Paşa İlköğretim Okulu’nu, geri istiyoruz! Deniz kokusu ile büyümüş ve eğitilmiş bizler, bu mirası, çocuklarımıza ve onların da çocuklarına aktarmak istiyoruz.” Sözleriyle ortaya konuyor. Çok sayıda kurum ve kuruluşun da destek verdiği kampanyayla İstanbul’a sahip çıkma konusunda duyarlılığın artması gereği de vurgulanıyor. Aktivistanbul.org olarak Sultanahmet imza kampanyasıyla birlikte bu girişimi de gönülden destekliyoruz. |
|
|